İmar uygulamaları sırasında mülkiyet haklarını etkileyen kesintilere ve terk işlemlerine yönelik hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız. Bu hizmetlerimiz, özellikle parselasyon işlemleri sırasında kamu hizmetleri için yapılan Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintilerinin hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve bu kesintilere karşı itiraz ile dava yollarının kullanılmasını içerir. Ayrıca, imar planları gereği taşınmazların bir kısmının bedelsiz olarak yola veya kamuya terk edilmesi işlemlerinden kaynaklanan hukuki sorunların çözümü ve mülk sahiplerinin haklarının korunması da bu alandaki temel çalışma konularımız arasındadır.
Düzenleme Ortaklık Payı (DOP), İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon (şuyulandırma) işlemleri sırasında, düzenleme sahasındaki parsellerden, kamu hizmetlerine (yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi) ayrılan alanların karşılanması amacıyla yapılan kesintidir. Bu kesintinin oranı yasal olarak belirlenmiş olup, bu sınırı aşan veya usulüne uygun olmayan şekilde yapılan DOP kesintileri hukuka aykırılık teşkil edebilir. Malikler, DOP kesintisinin miktarına, kesinti yapılan alanların niteliğine veya kesinti oranının yasal sınırı aştığına dair iddialarla idareye itiraz edebilir ve olumsuz cevap üzerine idare mahkemesinde iptal davası açabilirler.
Hukuk büromuz, müvekkillerimizin Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) kesintilerinden kaynaklanan mağduriyetlerini gidermek amacıyla itiraz ve dava süreçlerinde uzman hukuki destek sağlamaktadır. Parselasyon planlarını ve DOP hesaplamalarını detaylı bir şekilde inceleyerek, kesintilerin yasal sınırlara ve hukuka uygunluğunu denetleriz. Hukuka aykırı bulduğumuz DOP kesintilerine karşı idare nezdinde gerekli itirazları yapar ve sonuç alınamaması durumunda idare mahkemelerinde iptal davası açarak müvekkillerimizin haklarını savunuruz. Amacımız, DOP kesintilerinin adil ve yasalara uygun bir şekilde yapılmasını sağlamak ve mülkiyet hakkına yapılan haksız müdahaleleri önlemektir.
Yola terk ve kamuya terk işlemleri, imar planlarının uygulanması sırasında taşınmaz maliklerinin, mülklerinin bir kısmını bedelsiz olarak yol, yeşil alan, park gibi kamu hizmetlerine tahsis etmek üzere belediye veya ilgili idare lehine terk etmesi işlemidir. Bu terkler, genellikle ifraz (ayırma) veya tevhit (birleştirme) işlemleri sırasında ya da yapı ruhsatı alım aşamasında idare tarafından talep edilebilir. Ancak, bu terk işlemlerinin hukuka uygun olması, imar planında açıkça belirtilmiş olması ve malikin rızasına veya yasal bir zorunluluğa dayanması gerekir. Hukuka aykırı, aşırı veya amacı dışında yapılan terk talepleri, mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelebilir ve hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir.
Hukuk büromuz, yola terk ve kamuya terk işlemlerinden kaynaklanan hukuki sorunlarda müvekkillerine danışmanlık ve temsil hizmeti sunmaktadır. İdare tarafından talep edilen terk işlemlerinin imar planına ve mevzuata uygunluğunu, terk oranının makul olup olmadığını ve işlemin hukuki dayanağını titizlikle inceleriz. Hukuka aykırı bulduğumuz terk taleplerine veya işlemlere karşı gerekli idari itirazları yapar, uzlaşma sağlanamaması durumunda idare mahkemelerinde iptal davası açarız. Ayrıca, geçmişte yapılmış ve hukuka aykırı olduğu düşünülen terk işlemleri nedeniyle uğranılan zararların tazmini (örneğin, kamulaştırmasız el atma hükümleri çerçevesinde bedel talebi) için de hukuki yollara başvurulması konusunda destek sağlarız.
İmar hukukunda, size özel titizlik, özen ve çözüm odaklı yaklaşımla sunuyoruz. Bu alanda, imar planlarının iptali davalarından karmaşık yapı ruhsatı süreçlerine, yıkım kararları ve idari para cezalarına itirazdan kentsel dönüşüm uyuşmazlıklarına kadar tüm hukuki durumlarınızda deneyimimizle yanınızdayız.
Evet. DOP kesintisi yasal olarak belirlenen oranı (%45) aşıyorsa veya kesinti yapılan alanlar kamu hizmeti amacı taşımıyorsa, bu işlem hukuka aykırıdır. Bu durumda, parselasyon işleminin iptali için dava açılabilir.
Yola terk, imar planı uygulaması sırasında mülkünüzün yolda kalan kısmını bedelsiz olarak kamuya bırakmanız işlemidir. Bu, genellikle imar uygulamalarının bir parçası olarak yasal kabul edilir. Ancak, idarenin keyfi veya aşırı terk talepleri hukuka aykırı olabilir.
İdare tarafından talep edilen terk işleminin imar planına veya mevzuata aykırı olduğunu, orantısız olduğunu veya keyfi olduğunu düşünüyorsanız, bu idari işleme karşı İdare Mahkemesi’nde iptal davası açabilirsiniz.
Eğer yola terk işlemi, bir imar uygulaması (18. Madde) dışında, idarenin fiili bir el atması şeklinde gerçekleşmişse, bu durum kamulaştırmasız el atma sayılabilir. Bu durumda, terk edilen alan için sonradan bedel talep etmek amacıyla dava açmak mümkündür.